Sınıf Yönetimi Modelleri Ders Notları

Sınıf yönetimi etkinliklerinin zaman boyutu , bu etkinliklerin çeşitlenmesini  sağlayarak , bunları farklı modellere bağlamayı kolaylaştırır. Bir eğitim yılı bütünü içinde , önce bu bütünün , sonra da gereksinim duyulan zamanlarda bütün  içindeki tek tek etkinliklerin veya etkinlik gruplarının ,  farklı modellerle  yürütülmesi gerekebilir. Model seçimi ve kullanımı , amaçlara , kaynaklara ve gereksinimlere göre değişir.

Eğitim alanındaki gelişmeler , toplumsal gelişmelere de bağlı olarak , sınıf yönetimi modellerini baskıcıdan demokratiğe ,  şekil yönelimliden amaç yönelimliye , öğretmen ağırlıklıdan öğrenci ağırlıklıya yönlendirmiştir. Bu yönelimlerin seçimi , yine de yönetim durumuna , ortama , olaylara ,  sınıf sisteminin  çevresine göre kaymalar gösterebilir. Örneğin  yönetim  algısı  şekil ağırlıklı olan bir okulda öğretmen , amaç yönelimli modeli kullanmak için bu  şekil özelliklerinde değişiklik  yapmaya kalktığında , okul yönetiminin tepkisiyle karşılaşabilir. Bu tepki aşılamazsa , öğretmenin benimsediği modelde , tepkiye yanıt verici değişimler  gerekebilir.

Sınıf yönetimi modelleri , tepkisel , önlemsel , gelişimsel ve bütünsel olarak gruplanabilir. Her modelin kullanımında , farklı yöntemler uygulanabilir. Örneğin , tepkisel modelin kullanımında , demokratikliğin veya öğrenci ağırlıklı olmanın seçenekleri , birer yöntem olarak uygulanabilir: Sınıfa kitap ve defter getirmeyen bir  öğrenci davranışının  değiştirilmesi amacı ile tepkisel modeli kullanırken , öğrenciyle görüşme , veliyle haberleşme , okul yönetiminden yararlanma , aileye destek sağlama , yerel yönetimlerden  yararlanma , hukuk sistemini devreye alma  yöntemlerinden birini veya birkaçını kullanabilir. Yöntem seçimi , amaçlara , olaya , tarafların özelliklerine göre değişir. Bu yöntemlerin kullanılış biçimleri farklı teknikler olarak görülür: Öğrenciyle görüşme yönteminde , doğrudan görüşme tekniği kullanılarak kitap ve defteri konu edilip soruna yaklaşılabileceği gibi  , asıl konunun  o olduğu farkettirilmeden , başka bir konu ile giriş yapılıp defter ve  kitapla ilgili olanlar , sanki asıl konu o değilmiş gibi ele alınarak dolaylı görüşme tekniği kullanılır. İkinci teknik , duyarlığı yüksek , çekingen çocuklarda ve açıkça tartışılması rahatsızlık meydana getirebilecek konularla  ilgili  konuşmalarda daha uygundur.

Gelişimsel  model , sınıf yönetiminde öğrencilerin , fiziksel , duygusal , deneyimsel gelişim düzeylerinin gerektirdiği uygulamaların gerçekleştirilmesini esas alır ; bir uygula-maya geçilmeden önce öğrencilerin ona bu açılardan hazırlanmasını  öngörür. Bu model dört basamaktan oluşur. Birinci basamak , onuncu yaşa kadar süren , nasıl öğrenci olunacağının öğrenildiği  zamandır , bu zaman diliminde öğretmene çok iş düşer. İkinci basamak ,  on-onikiÖnlemsel model , planlama düşüncesine bağlı , geleceği kestirme , istenmeyen davranış ve sonucu , olmadan önleme yönelimlidir. Amacı ,  sınıf sorunlarının ortaya çıkmasını engelleyici bir düzenleniş ve işleyiş oluşturarak , tepkisel modele gereksinimi azaltmaktır. Bu model sınıf etkinliklerini bir “kültürel sosyalleşme süreci” olarak ele alır , sınıfta , yanlış davranışa olanak vermeyen  bir sosyal sistem oluşturmaya çalışır. Eğitim öncesi düzenlemeleri , istenen davranışın kolayca gösterilebileceği bir ortamı , istenmeyen davranıştan uzaklaştırıcı kuralları , plan ve programları , hazırlıkları içerir. Etkinlikler bireyden çok gruba  yöneliktir.Tepkisel model , istenmeyen bir düzenleniş sonucuna  veya  bir davranışa tepki olan sınıf yönetimi modelidir ; amacı , istenmeyen durum veya davranışın değiştirilmesidir. Bu anlamıyla , sınıf yönetiminin klasik modeli olduğu söylenebilir. İşleyişi , istenmeyen sonuç-tepki şeklindedir. Düzen sağlayıcı ödül-ceza türü etkinlikleri içerir. Etkinliklerin yönelimi , gruptan çok bireyedir. Bu modele sık başvurmak zorunda kalan öğretmenin , sınıf yönetimi becerilerinin  yüksek olmadığı , diğer üç modeli gereğince kullanmadığı söylenebilir. Modelin zayıf yönlerinden birisi de her tepkinin bir karşı tepki doğurur olmasıdır. Ama sınıfta istenmeyen bir davranış ve sonuç oluşmuşsa , bu modelin kullanılmasına da gereksinim duyulabilir.

Sınıf  yönetimine verilen ağırlık azalır , öğrenciler olgunlaşma yolunda , sınıf düzenine uymaya , öğretmeni hoşnut etmeye isteklidir. Üçüncü basamak , oniki-onbeş yaşları arasıdır. Öğrenciler , zevk ve destek almak için birbirlerine  bakarlar , yetke görüntüsü verirler. Öğretmeni sıkıntıya sokmayı seçebilir , bunun sonunda arkadaşlarının beğenisini  de kazanabilirler. Sınıf yönetimi kurallarının nedenlerini  ararlar. Dördüncü basamak lise yıllarıdır. Öğrenciler , kim olduklarını , nasıl davranmaları gerektiğini anlamaya başlarlar , sosyalleşir , akıllanırlar , yönetim sorunları azalır. Çocukta ana-baba ve yetişkinlerin etkisi , yirmi yaş dolaylarına kadar  gittikçe azalır , sonra artar. Arkadaşlarını etkisi ise gittikçe artar. Bu  iki etkinin kesiştiği on iki yaş dolayı , öğretmen ve ana-baba için sıkıntı yıllarıdır.

Sınıf yönetimi algılarını bütünleştiren  bütünsel sınıf yönetimi modelinde önlemsel sınıf yönetimine öncelik verme , gruba olduğu kadar bireye de yönelme , istenen davranışa ulaşabilmek için , istenmeyenin nedenlerini ortadan kaldırma vardır. İstenen davranışın uygun ortamlarda gerçekleşeceği bilincine dayanarak ortam düzenlemeye , bütün önlemsel yönetim çabalarına karşın oluşabilecek istenmeyen davranışları düzeltmek amacıyla tepkisel yönetim araçlarından yararlanmaya çalışır. Bu etkinlikler sürecinde seçilecek davranış örgüleri , öğrencinin gelişim basamakları ile uyumlu olanlardan seçilir. Bu model için sınıf yönetimin sistem modeli denebilir. Modelin  çevre boyutunda , okul , aile , boş zaman etkinliklerinin yer aldığı arkadaş çevresi vardır.  ( Hüseyin  başar , öğretmen kitaplar dizisi MEB yayınları )

Sınıf Yönetiminde Geleneksel Yaklaşım

Geleneksel yaklaşım öğretmen merkezlidir. Başka bir anlatımla , sınıf içi yaşantılarda ve bu yaşantıların aktarıldığı eğitim etkinliklerinde öğretmen etkin , öğrenci pasif bir konumda-dır. Öğretmen öğrenci ilişkileri , aşırı ölçülerde yapılandırılmıştır. Sınıf içi kurallar oldukça katı ve tek yönlüdür. Eğitim amaçlarının ve sınıf içi kuralların belirlenmesinde , öğrenci katılımına yer verilmez. Ayrıca sadece öğretmen tarafından  belirlenen ve değişmez doğrular olarak yansıtılan bu kurallar , tartışılamazlar. Daha çok öğretmenin geleneksel otorite figürü olarak algılandığı toplumlarda gözlenen bu yaklaşım , demokratik yaşamın gerekleri ile bağdaşmaz. Öğrenme sürecinde özne-nesne ilişkisinin kurumsallaştırılmasını çağrıştıran bu yaklaşım , bir bakıma demokratik  yaşamda zorlanan insanımızın sorunlarının kaynağını göstermektedir. Böylece bir yandan sınıf içinde yapay bir “evetefendimcilik” sağlayarak tatmin olan öğretmen , diğer yanda davranış bozuklukları gösteren öğrenciler ile uğraşmak durumunda kalır. Çünkü öğrenciler , kişilik yapıları ve benlik  tasarımlarının farklı olması nedeniyle , otorite simgesi olarak algıladıkları öğretmenlerine karşı  farklı tepkiler  geliştirirler. Ancak öğretmen kendince uysal yada  yaramaz olarak tanımladığı bu öğrencilerin , gerçekte uyum sorunları yaşamakta olduklarını  göremez. Bu durumda genellikle , öğretmen yaramaz  olarak tanımladığı öğrencilere karşı , açık yada  örtülü bir mücadele başlatır.

Bu mücadelede daha çok suçlama , yargılama ve cezalandırma  davranışı egemendir. Ancak sınıf içinde bir anlamda karşıt gruplar oluşturmak şeklinde sürdürülen bu yaklaşımla , insancıl eğitimsel bir ortamın sağlanması mümkün olmaz. Bu durum esasen eğitimde en  önemli sorunlardan biri olan yabancılaşmayı doğurur. Yabancılaşma öğrencinin kendine , eğitime , diğer insanlara ve yaşama yönelik duyarsızlaşmasını tanımlamaktadır. Sonuç olarak geleneksel sınıf yönetimi yaklaşımı ,  eğitimi , hem öğrenciler hem de öğretmen için  çekilmez bir yük haline getirir. Geleneksel sınıf yönetimi yaklaşımı , insan doğasına ilişkin kötümser önyargıları referans olarak alır. Dolayısıyla sınıfta disiplinin sağlanması için , otoraktik yöntemlerin uygulanması gerektiği şeklinde kalıp yargılara dayanır. Ancak bu yaklaşım , daha çok güçleştirmekten başka bir işe yaramaz. (Ayhan Aydın ,  alfa yayın , 3. Baskı)

Çağdaş Sınıf Yönetimi Yaklaşımı

    Kısaca  tepkisel olarak özetlenebilecek geleneksel anlayış yerine , sınıf yönetiminde izlenmesi gereken asıl model , katılımcı ve esnek yapılandırılmış çağdaş yaklaşımdır. Çağdaş yaklaşım , öğrencinin duygusal , düşünsel ve zihinsel gelişimine  uygun insancıl bir modeldir. Burada eğitim-öğretim etkinliklerinin merkezinde  öğrenci yer alır. Başka bir deyişle , öğrenci sınıf yaşamının nesnesi değil öznesidir. Sınıfta uyulması gereken kurallar , öğretim yöntemleri , dersin amacı vb. etkinlikler demokratik bir biçimde tartışılır. Bu tartışmalarda öğretmen daha çok rehberlik rolü oynar. Her durumda birden çok olan karar seçeneklerinin olumlu ve olumsuz yönleri aydınlatılarak , grup tartışması yönlendirilir. Böylece sınıfta en geniş uzlaşma oluşturularak , grubun belli amaçlar doğrultusunda bütünleşmesi sağlanır. Ancak  bu tartışmalarda , öğrencilere eşit söz hakkı sağlanmalı ve azınlıkta kalan görüşlerin de , seslendirilmesine özel bir önem verilmelidir.

Çağdaş sınıf yönetimi yaklaşımı , sınıfı bir sistem olarak algılamayı gerektirir. Bu anlamda sınıf ; öğrenci , öğretmen , ders programları , eğitim ortamı gibi iç , okul , çevre ve aile gibi dış etmenlerin etkileştiği bir alandır. Dolayısıyla  sınıf içi yaşam , gerçek yaşamdan yalıtılmış bir ortam değil , canlı ve dinamik süreçler toplamıdır. Öğretmen , bu sürecin iç ve dış dinamiklerini oluşturan özgün koşulların bilincinde olmalıdır. Şu halde öğretmen , okul içindeki ve çevredeki olanaklardan eğitim amacıyla en uygun şekilde yararlanmalıdır. Örneğin , öğretmen bir yandan okuldaki rehberlik servisi ile , diğer yandan öğrencilerin aileleriyle yakın ilişkiler geliştirerek , sistemin öğelerinden yararlanabilir. Böylece , hem eğitim sorunları karşısında yalnız kalmaktan kurtulur , hem de eğitim sistemini etkileyen öğelerin katkılarını bütünleştirir. Doğal olarak  kollektif  ve duyarlı bir sınıf ortamı  sağlanarak , eğitimin kalıcılığı artırılır. Çünkü davranış değişikliği sürecinin , sadece sınıfla sınırlandırılması , gerçekçi ve geçerli bir yaklaşım  değildir. Ancak her koşulda , sınıf yönetiminin en önemli öğesi olan  öğretmen , öğrencileri için bir model olmayı başarabilmelidir. (Ayhan Aydın ,  alfa yayın , 3. Baskı)

Sınıf  Yönetiminin Alanları ve Boyutları

Sınıf yönetimi , eğitim yönetimi sıradizininin ilk ve temel basamağıdır . Sınıf öğrencilerle yüz yüze olunan bir yerdir . Eğitimin hedefi olan öğrenci davranışının oluşması burada başlar . Eğitim için gerekli birincil kaynaklar olan öğrenci , öğretmen , program , kaynaklar , sınıfın içindedir . Eğitim yönetiminin kalitesi , büyük ölçüde , sınıf yönetiminin kalitesine bağlıdır .

Etkili bir eğitimin değişkenleri arasında en çok yer kaplayanlar , sınıf yönetimine ilişkin değişkenlerdir : Sınıf iklimi , etkileşim düzeni , iyi ilişkiler , öğrenci katılımı , örgütleme , davranış düzeni gibi.

Sınıf yönetimi etkinliklerinin ilk boyutu ; sınıf ortamının fiziksel düzenine ilişkin olanlar oluşturur . Sınıfın genişliği , sınıf alanının çeşitli etkinliklerin yapımı için bölümlenmesi , ısı , ışık , gürültü düzenekleri , renkler , temizlik , estetik , eğitsel araçlar , oturma düzeni , öğrencilerin gruplanması  bunların başlıcalarıdır . Fiziksel düzenlemeler , öğrencinin rahat etmesini sağlamak , okul ve sınıfın çekiciliğini arttırarak öğrencinin okula isteyerek gelmesini gerçekleştirmek öğrenmeyi kolaylaştırmak amaçları için yapılır .

Sınıf yönetimin ikinci boyutunu plan-program etkinlikleri oluşturur . Amaçlar esas alınarak , yıllık , ünite , günlük planlarının yapılması , kaynakların belirlenip dağılımının sağlanması , iş ve işlem süreçlerinin belirlenmesi , araç sağlama , yöntem seçme , öğrenci özelliklerini belirleme , gelişimlerini izleme ve değerlendirme , öğrenci katılımını düzenleme , bu grupta ele alınabilir . Bu etkinlikler , geçmiş ve var olan durumu ele alarak geleceği görme ve şekillendirme amaçlı çabalar olarak görülebilir .

Üçüncü boyut , zaman düzenine yönelik etkinliklerdir . Etkili öğretim , öğrenmeye ayrılan zamanın çokluğuna ve etkili kullanımına bağlıdır . Sınıf içinde geçirilen zamanın çeşitli etkinliklere dağılımı , zamanın ders dışı ve bozucu etkinliklerle harcanmaması , sıkıcılığın önlenmesi ,öğrencinin zamanının çoğunun okulda-sınıfta geçirmesinin sağlanması , devamlılığın ve okuldan ayrılmaların önlenmesi bu boyut içinde görülebilir .

Sınıf yönetiminin dördüncü boyutunu ilişki düzenlemeleri oluşturur . Sınıf kurallarının belirlenip öğrencilere benimsetilmesi , sınıf yaşamının kolaylaştırılmasına  yönelik öğrenci-öğrenci  öğretmen-öğrenci ilişki düzenlemeleri , özellikle bir sonraki boyut olan davranışı da şekillendirici etkinliklerdir .

Beşinci boyut , davranış düzenlemelerinden oluşur . Sınıf ortamının istenen davranışı sağlayabilir hale getirilmesi , sınıf ikliminin olumlulaştırılması , sorunların , ortaya çıkmadan önce tahmin edilmesi yoluyla istenmeyen davranışların önlenmesi  , sınıf kurallarına uyulmasının  sağlanması , yapılmış olan istenmeyen davranışların değiştirilmesi  bu boyuta ilişkin olarak söylenebilir . Sınıf yönetimi , başka açılardan da boyutlanabilir .    ( Hüseyin  başar , öğretmen kitaplar dizisi MEB yayınları , 13)

Benzer Yazılar
Sınıf yönetimi etkinliklerinin zaman boyutu , bu etkinliklerin çeşitlenmesini  sağlayarak , bunları farklı modellere bağlamayı kolaylaştırır.
Eğer 'robotlar işlerimizi çalacak' düşüncesine katılıyorsanız, gelecekte tercih edeceğiniz mesleklerden birini bu listede bulabilirsiniz. Bu
Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve MEB bakanımız Ziya Selçuk 2023 vizyonunu ve merakla beklenen yeni eğitim sistemini
Anne babalar ya da büyükler, çocuklara genelde bu soruyu sorarlar; "Bugün okul nasıl geçti" ya
7 Temmuz 2018 tarihli ve 30471 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan bilgilere göre 2018 yılında
1 Ağustos 2018 tarihinde OSYM nin internet sitesinde yaptığı açıklamaya göre, 2018 YKS Yükseköğretim Programlarına
30 temmuz 2018, lgs sınav sonuçları, boş kalan kontenjanlar, Anadolu İmam Hatip Liseleri boş kontenjanlar,
Please follow and like us:
0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir