Yabancı Dil ve Saatlerin Okunuşu

Hepimiz İngilizcenin küreselleşen dünyamızda ne kadar önemli olduğunu biliyoruz değil mi? Birçok işveren işe alım sırasında başvuran kişinin yabancı dilinin olup olmadığına bakıyor ve ona göre değerlendiriyor. Bu bilen için büyük bir olumluluk hali oluşturuyor. Kaldı ki İngilizcenin önemini yalnızca iş bulabilme ihtimali üzerinden de değerlendirmemek lazım.

Yabancı dil bilmek ve özellikle dünyaca konuşulan evrensel bir dil olduğu için İngilizce bilmek insana yeni ufuklar katıyor. Düşünün ki aradığınız bir şeyi Türkçe kaynaklarda bulamadınız ki bu oldukça olağan bir durumdur. Bu durumda ikincil bir olay devreye girer ki bu da alternatif kaynaklara yönelmektir. İngilizce bilen insan için zor olmayan bu süreç bilmeyen için bilene muhtaç kalmaya evrilir. Yani bilen insan bilmeyene ne bilgi verirse onu bilir ancak İngilizce bilen insan ise bilgiyi kaynağından alır. Bu yüzden farklıdırlar. Aralarında kot farkı var diyebiliriz.

Bize lise 1. Sınıfta Almanca hocam şöyle bir şey yapmıştı derste. Daha ilk derste üstelik, geldi sınıfa. Önce cam kenarında oturan çocuklara perdeleri kapatmalarını söyledi. Kapattılar. Sonra herkes bir 10 saniye kadar karanlıkta hocanın bir şey demesini bekledik. Perdelerden birini açtırdı. İçerisi iyi bir aydınlandı. Loşluk kayboldu ama yine de yeterli ışık yoktu. Sonra dedi ki işte bu sizin bakış açınız. Bir tane daha açtırdı ve bu da benim bakış açım dedi. Sınıf daha aydınlıktı ama daha da aydınlık olması için önünde hiçbir engel yoktu. Meseleyi anladığımız düşünerek tek celsede tamamını açtırdı ve kendini tanıtarak derse başladı.

Burada hocamızın anlatmak istediği şey yabancı dil bilmenin bir insanın hayatında nasıl kilometre taşı olabileceğiydi. Hayatını nasıl değiştirebileceği, ufkunu nasıl açabileceğiydi. Şimdi eğer ki İngilizcenin bu denli fark ettiğini yeterince vurgulayabildiysek asıl konumuza geçelim. Ben şahsen İngilizceyi ‘intermediate’ yani orta seviyede bilen biriyim ve bu seviyenin bile bana hayatımda çok artısı oldu. Yalnız dedim ya işte orta seviye benimki. Ben de bazı hatalar yapabiliyorum. Bunlardan biri de İngilizce saatler okunuşunda oluyor. Böyle bir sıkıntı yaşadığım vakit önce durup hatırlamak için kendimi zorlamaya başlıyorum, sonra bakıyorum olacak gibi değil yüz elli tane çöp site sonunda aradığım bilgiye ulaşıyorum. Ama geçenlerde internette takılırken karşıma Wall Street English çıkıverdi. Normalde öyle pek site beğenmem ama gerçekten özenle hazırlanmış siteleri daha ilk açtığım andan itibaren beni büyülemedi desem yalan söylemiş olurum. Merak edenler için kelimenin üzerine linkini bıraktım. Bir bakın derim.

Sitemi paylaşın..
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir